Giusto odio dignissimos Omnis dolor repellendus Olimpedit quo minus Itaque earum rerum

Pazar

Dün gece Galatasaray 9 puan önde bitirdiği ligin şampiyonluğunu Kadıköy'de Fenerbahçe'nin yaptığı rezaletler eşliğinde aldı. Fenerbahçe fanatizmi ve cemaat düşmanlığı hırsıyla tweetler atan Ergun Babahan'da gecenin kaybeden isimlerinden biri oldu.

2011-2012 Şampiyon Galatasaray

Galatasaray sonuna kadar hakettiği şampiyonluğu aldı, kupayı önce vermek istemediler, sonra soyunma odasına yolladılar, Galatarasaray'ın şerefli davranışıyla kupayı iade etti: "Sahada alınan şampiyonluğun kupasını da sahada alırız." diye... Galatasaray kupayı sahada aldı ama bitmedi. Fenerbahçe yönetiminin tarihe geçen rezalatiyle stadın ışıkları söndürülüp, saha sulandı ama galatasaraylı futbolcular gene de şampiyoluk sevincini yaşamasını bildi..

Tüm bunların yanında fenerbahçeli taraflarların koltukları kırıp sahaya inerek polise saldırması ve maç öncesi ve sonrası stad dışında estirdiği terör de rezaletin bir diğer parçasıydı. Öyle ki bir benzin istasyonunun yanıbaşında polis arabaları ters çevrilip ateşe verildi...

Ergun Babahan Twitter Üzerinden Kovulan İlk Gazeteci

Ve Ergun Babahan... Fanatizmin aptallaştırdığı kişilerden bir diğeriydi. Yaşanan tüm bu yıkıp yakma olaylarından polisi sorumlu tutuyor, şampiyonluğun Fenerbahçe'nin hakkı olduğunu, Galatasaray'ın şampiyonluğunun şaibeli olduğunu ima edip, "Bu kupa amerikaya girsin" diyerek aklı sıra Amerika'da yaşayan Fethullah Gülen'e gönderme yapıp, cemaati suçluyordu.

Tüm bunlarla beraber fenerbahçeli taraftarları isyana, polisle çatışmaya teşvik ediyordu ama yemedi.. Aldığı tepkilerden sonra yanlışlıkla yazdığını söyledi, sonraki tweetlerini de abuk subuk imla hatalarıyla yazarak alay konusu oldu. Yazdığı Today Zaman gazetesindeki işinden kovulduğu da twitter üzerinden açıklandı ve twitter üzerinden kovulan ilk gazeteci(!) olmayı başardı.(!)

Fanatizmin Aptallaştırması

Fanatizmin salaklaştırması örneğinin bir diğerini de yıllar öncesinde de Fatih Altaylı'dan görmüştük. Galatasaray Fenerbahçe maçını tribünde bir elinde viski bir elinde puro ile izleyen Altaylı, Galatasaray'ın aldığı farklı yenildiği maçta elindeki viski bardağını yanındakilerin fırlatmış ve gazetesindeki köşesinde spor yazarlarına küfürler savurmuştu..

Yani öyle şişede durduğu gibi durmuyor sayın Babahan... Öyle klavye delilkanlılığı da sökmüyor.. Daha dün bir haberde Richard Stacy'nin “Rakibinin yüzüne söyleyemeyeceğini, sosyal medyada da söyleme” sözünü okumuşken bu olay da güzel bir örnek olmuş oldu...

#şampiyongalatasaray #cemaatdüşmanlığı #fenerbahçerezaleti #ergunbabahan #fanatizm #klavyedelikanlılığı üzerine daha çok şey yazardım ama bir blog yazısı için bu kadarı kafi..

Fanatizmin bokunu çıkarmayın, daha az alkol alın, herşeyde cemaate çamur atmayın, daha az küfredin, yakıp yıkmayın, adam olun sevgili halkım, sevgiler...
he bu arada : ŞAMPİYON GALATASARAY ! Cemaat takımıyız elhamdülillah http://inciswf.com/390inciy6134103.swf

Perşembe

Because we are friendly, if you beilieve...

Bizim türk insanı sürekli şikayet eder, özellikle de ikoncan olmaya çalışan kızlar : "yhhhaa facebookta hep beni tanımadığım kişiler ekliyor" diye.. Bir seni eklemiyorlar yavrum, tüm dünyayı ekliyoruz sen de arada kaynıyosun...

Why Do Turkish People Add Me On Facebook

Google'da "Why" yazdığınız zaman otomatik tamamlama sistemi size bu soruyu çıkartıyor:"Türkler beni neden Facebook'ta ekliyor" Bu uzun zamandır varmış sanırım 2 yıl filan olmuş, 2010'da ekşi sözlükte entry de girilmiş ama bugün gündeme düştü..
türkler beni neden facebook ta ekliyor?
Acaib utandım lan, kendim yapmış gibi.. ama sonra biraz düşününce geçti.. tek biz eklemiyoruz lan.. Benim facebook hesabıma bakarsanız 30-40 endonezyalı mı ne var ve hepsi de beni ekledi.. Bir ara duvarımda yazılarla oluşturulmuş bir resim paylaşmıştım ve bir şekilde endonezyalı biri bunu görmüş ve bir grup ya da sayfada paylaşmış olmalı ki.. Bir sürü endonezyalı ekledi..

Türkiye dünyadaki en genç nüfus oranına sahip en açık toplum. Yani hem genciz, hem internet erişimimiz var hem de katı muhafazakar değiliz. Bu yüzden dünyanın her ülkesindeki tanımadığımız insanları dürtüp arkadaşlık  isteği yollayabilecek bir sürü canlıyı da aramızda barındırıyoruz :)

Aslında facebook yaygınlaşırken birbirimize şu yalanı söyleyip durduk : "Eski arkadaşlarımı buluyorum" naaaah buluyorsun.. Yani bulursun onları da aranızdaki arkadaşlık bağından eser kalmış mıdır? Hanginiz eski arkadaşını, sevgilisini kayıp kardeşini anasını babasını buldu lan? Buldu da ne oldu kaç kez buluşup birşeyleri paylaştınız? Beni facebooktan ekleyen eski tanıdıklarım, sokakta görmezden gelip geçiyor amk...

Şunu kafanıza yerleştirin, facebook eski arkadaşları bulmak, arkadaşlar arasında sosyalleşmek için yok. Arkadaşlar arasında sosyalleşmek için birbirinizin ensesine şaplak atar, arasına pandik mandik atıp edepsizleşirsiniz.. Öyle mause ile tıklayıp dürterek sosyalleşilmiyor ne yazık ki..

Facebook biraz haber alma organı diyebiliriz, kimi zaman arkadaş çevrenizden kimi zamansa hiç tanımadığınız hatta belki tam zıttınız olup da sadece ortak bir noktanızın bulunduğu birinden ilginizi çekecek haberler alabilirsiniz.

Bundan da öte olarak facebook bir aynı zamanda bir eğlence aracıdır. Sadece haber paylaşımı değil, video resim gibi her türlü multimedya paylaşım aracı ve her türlü oyunların bulunduğu bir araç..

Hatta banka artık bankacılık işlemlerinizi de facebook üzerinden gerçekleştirebiliyorsunuz ve yakında "facebook bankacılığı" ifadesi size hiç yabancı gelmeyecek..

Şu anda en büyük iletişim aracı internettir, facebook da internetin en büyük mecrası. O zaman facebookta herşeyi ve herkesi görmeye hazır olacaksınız.. Feysbuk yerini başka bir buka bırakana kadar...

Çarşamba

müşteri hizmetleri
Düşünüyorum da çağrı merkezi çalışanı olmak gerçekten zor iş, çünkü sürekli olarak şikayet eden kişilerle muhatap oluyorsunuz. Arada bağırıp çağıranlar, küfredenler, küçümseyenler filan... Sanırım ben olsam ya hemen bırakırdım ya da psikolojim acaib bozulurdu.

Geçen gün Avea'dan aradılar ve faturalı hatta geçmemi tavsiye ettiler. Aslın ben faturalı hattı daha önce kullanmayı da düşünmüştüm. Her yöne 500 dk, 2GB internet ve 2GB üzerinde de sınırsız ama hızını düşüyorlar ve bedava sms filan..Yalnız 500 dakikayı geçmeye görün işte o zaman tüm sülalenizi öpüyorlar... Doğrusu ben sadece tablet için internetini kullanacaktım ama onlar gene bir açık bulur döşer diye almamıştım..

Yoksa kullandığım tarifede ayda 20 tl küsur ücrete 1Gb+500dk heryöne+100SMS  paketinden son derece memnunun, ara sıra ses kesikliği olsa da...

Neyse kısacası istemiyorum dedim. Telefondaki bayan neden dedi ben de faturalı hatlarda değişik yöntemlerle uçuk ücretler geçirdiklerini söyledim ve avealı çocuk hikayesini ona da anlattım. Sonra o bana aveayı savundu ben suçladım derken uzunca bir tartışma yaptık... Sonunda ona işinin tartışmak olmadığını böyle bir durumda teşekkür edip kapatması gerektiğini söyledim ve öyle yaptı :)

Sonraki gün Türk Telekom'dan arayıp e-fatura isteyip istemediğimi sordular, ben de faturaları elime almaktan hoşlandığımı söyledim biraz imalı olarak. Ben net olarak belirtmeme rağmen o bana çevrecilik damarından girip hala e-fatura verdirme derdindeydi... Ben de biraz stres attım üzerinde ve çileden çıkardım... (Türk Telekom e-fatura yollayacaksa aldığı sabit ücretlerde posta ve zarf masrafı kadar indirime gitmeli ki çevrecilikte samimi olduğunu görelim.)

Aslında her zaman sorun çıkarmayan iyi müşteri olmuşumdur özellikle kasiyerlik deneyimimden beri hizmet sektöründeki müşteri ile birebir muhatap olan elemanlara karşı içimde samimi bir acıma duygusu taşımaktayım...  Fakat bugünlerde eşref değil eşek saatlerim daha yoğunlukta...

müşteri memnuniyeti

Müşteri Memnuniyeti

Bu arada şunu da belirtmek istiyorum özellikle markalaşmış firmaların perakende satış mağazalarında iyi müşteriler hep kaybediyor. Bir hata olduğunda zaman ve para konusunda mağdur oluyorlar fakat çirkeflik yapıp bağıran çağıran müşteri haksız bile olsa memnun edilmeye çalışılıyor. Bu yüzden mağdur edildiğinizi düşündüğünüz durumlarda çirkeflik yapmayın ama muhakkak itiraz edin. Muhatabınız sorununuzu çözmek için yardımcı olmaya çalışmıyorsa ya da yetkisini aşıyorsa sen git müdürün gelsin deyin. Müdüre memnuniyetsizliğini net olarak belli edin, büyük ihtimal sorununuz çözülecektir. 

Marka olmuş firmalar elemanlarından bu konularda pozitif bir tutum sergilemelerini ister. Oluşabilecek maddi zararları da firma üstlenir, müşretinin öfkeli olduğu durumlarda haklı bile olsa çalışana özür diletilir. Çünkü marka olmak bunu gerektirir.

Salı

Redhack grubu son zamanlarda popülist saldırılarla adını fazlaca duyurdu. Anonymous ile geçtiğimiz günlerde birlikte gerçekleştirdiği başarısız saldırı, bakanlık sitelerine yaptığı saldırılar ve özellikle gündemde yer alan bozuk süt krizinden sonra süt tedarik eden bazı firmalara yaptıkları saldırılardan sonra popülaritesi tavan yapmış durumda.

Özellikle devlet dolayısıyla hükumet yani Ak Parti'ye saldırılarından dolayı Chp sempatizanları ve diğer muhalefet parti tabanının bir kısmında Redhack'e karşı bir sempati oluştu.

Redhack Kimdir ? Pkk Bağlantısı

Kendilerini kızıl hackerlar - sosyalist hackerlar diyen bu kişiler aşırı sol kesimi temsil eden bir hacker grubu. Aynı işçi partisi ve TKP'de olduğu gibi PKK'ya karşı bir sempatileri var. Yaptıkları saldırılar da Pkk'nın eylemleri ile aynı amaca hizmet ediyor. Direk devletin sitelerini hedef alıp internet ortamında terör havası estirmeye çalışıyorlar.

"Örgüt ayrımı yapmadan" vurgusu

Redhack kendisine daha önce Pkk ile ilgili olduğu yönünde samanyoluhaber grubunun yaptığı habere misilleme olarak fethullahgulen.info sitesini hacklemiş ve şu notu bırakmıştı
Ve..: Her şeye rağmen, bıkmadan usanmadan halkı için çalışan, bedel ödeyen tüm devrimci, demokrat, yurtsever, aydın kardeşlerimize, 'örgüt ayırımı yapmadan' samimice selamlarımızı yolluyoruz! Ayrıca "isim vermeden" internet sansürüne uğrayan bütün "fikir" sahibi sitelere bu eylemimizi armağan ediyoruz!
Bu ifadede "örgüt ayrımı yapmadan" ifadesi vurgulanarak ön plana çıkartılıyor ve Pkk ayrımı yapmadıkları belirtiyor. Ayrıca kürt milliyetçiliği yapan haber sitelerinde de Redhack haberleri ön plana çıkartılıyor, destekleniyor.

Redhack'in şu ana kadar ülke menfaati için yapmış oldukları bir eylem de göze çarpmıyor, akp sitelerine yapılan saldırılardan ziyade emniyet ve bakanlık sitelerine saldırarak işleyişi engellemeye çalışıyorlar. Saldırıları tamamen ideolojik amaçlı görünüyor. Fakat twitter hesabından paylaştıkları iletileri gördükten sonra işin içinden liseli bir grup çıkarsa şaşırmamak gerek..

Logolarının üzerindeki "Since 97" ibaresi ile eski bir grup olduklarını ön plana çıkarmaya ve popülist eylemlerle gündeme gelmeye çalışıyorlar. Protesto için hack yapamaktan daha çok yaptıkları eylemlere anlam yüklemeye çalışıyorlar diye düşünüyorum.

Dün Melih Gökçek ile twitter üzerinden bir münakaşaya girdiler ve Melih Gökçek durumu sonradan farkedip, muhatap almayı kesti, dünden beri de Melih Gökçek üzerinden giderek prim yapmaya çalışmaları dikkat çekiyor.

Her ne kadar popülaritesi arttı desemde dün en aktif oldukları günlerden biri iken TT listesine giremediler ve ezik cemaatci diyerekten blogumun adresini hedef göstermişler ki istatistikleri kontrol ederken gördüm ve sadece 250 kişilik bir ek ziyaretçiye neden olabilmişler yani popülariteleri o kadar da yüksek olmadığını gördüm aynı zamanda medyada da daha çok marksist haber siteleri ile pkk ya yakın görüşteki haber sitelerinde yer bulabiliyorlar. Dün Ntv de ilk önce ciddiye alıp haber yapmasının hemen ardından haberi geri çekti..

İlerleyen zamanlarda nasıl bir hakeret izlediklerini , ne olacağını hep birlikte göreceğiz zaten..

yazı güncellenmiştir...

Çarşamba

kozmetik affilate network
Oriflame kozmetik ve parfümeri ürünleri satışı yapan bir affilate network firmasıdır. Genel olarak affilate network işi yapan firmalara güvenilmediğini sizlere daha önce anlatmıştım ve bazı istisnaları olduğunu belirtmiştim. İşte Oriflame bu istisnalardan biri.

Oriflame üyesi olan biri Oriflme firmasının ürünlerini satar ve sattığı ürünlerden %30 komisyon alır. Bunun yanı sıra Oriflame satacak başka üyeler bulması halinde onların satışları içinde ilave prim alır.

Bir örnekle açıklarsak Ayşe 100 liralık ürün sattığı  zaman 30 lira kar elde eder. Bunun yanında Fatma'yı da üye yaparsa kendi kazancına ek olarak Fatma satış yaptıkça Fatma'nın kazancından eksilmeksizin ilave prim alır. Ne kadar çok üye yaparsa aldığı prim oranı da o düzeyde artar.

Oriflame Üyelik

Oriflame üyesi olmak için herhangi özel bir durum da gerekmiyor. Üstelik ücretsiz denilebilecek sembolik bir fiyatla üye olunabiliyor. Uzunca bir zamandır süren kampanyaları sayesinde sadece 1 tl ödeyerek oriflame üyesi olabiliyorsunuz. Kampanya bittiğinde ise 20 tl gibi basit bir ücretle üye olmak mümkün.

Şimdi bu yazıyı neden yazdım, takip eden okuyucularım merak eder.. Websitesi yaptığım bir müşterim Adwords'e reklam vermek istedi ve ben elimden geleni yapmama rağmen Adwords'un katı politikalarının Oriflame kuralları ile çelişmesinden dolayı beceremedim.

Müşterime başka bir tanıdığı Seo teklif etmiş ve önce bana sordu sen yaparsan sana yaptıralım yoksa başka birine yaptırıcam diye. Ben de vakit darlığı ve elimde biriken diğer seo projeleri nedeniyle kabul edemedim. En son aldığı fiyatı söyledi ve uygun mu dedi.. Web sektöründe ortalama bir fiyat olmadığından sen bilirsin dedim.

Ön sıraya çıkmanın zorluğunu araştırmak için de bu yazıyı yazdım, bakalım öne çıkmanın zorluk derecesi nedir bu kelimede...

Salı

llhtnbşklhyktr
Allahtan başka ilah yoktur. Kelime-i tevhidi içerdiği  için bu yarışma hoşuma gitti. Geçen hafta duymuştum ama ilgimi çekmemişti. Siteme yorum yaparak bu kelime için backlink  sağlamaya çalışanlar yüzünden merak edip bir baktım.

iyinet 2012 seo yarışması llhtnbşklhyktr

Bu yukarıdaki kelimede siteler üst sıralara çıkmaya çalışıyorlar. Başlangıç kısmı anlaşılıyor son kısımdaki ne olduğu ilk bakışta belli olmayan harfler ise "Allah'tan Başka İlah Yoktur" sözündeki sesli harfler çıktıktan sonra geriye kalanlar oluyor.

Şimdi yazdım diye yarışmaya katıldığımı sanmayın, katılmıyorum ! Sadece  لا اله الا الله  sözünü içermesi ve kendimi denemek amacıyla yazıyorum bu yazıyı.

Sitelere şöyle bir baktım. Domain alıp katılanlar filan var ama çok gerilerde kalmışlar. Aslında domain alıp katılanlar ilk sıralara çıkacaklar kaçarı yok, ama bu yarışmadan sonra gerçekleşebilir :) Seo işleri belli olmuyor, özellikle Google son zamanlarda reklam gelirlerini arttırmak için algoritma değiştiriyor ve her değişen algoritma bile kendi içinde pek tutarlı bir seyir çizmiyor, çok dalgalı bir sıralama var.

Mesela "kişisel blog" anahtar kelimesinde çok dalgalanma görüyorum. Site istatistiklerimde birkaç ay önce kişisel blog kelimesini görünce, dedim bu kelimeye biraz öncelik vereyim. Baktım 17-18. sıradaydım. İlk sayfaya geçmek biraz zor oldu, ilk sayfaya geçtikten sonra google bir pagerank güncellemesi yaptı ve taşlar birden bire yerlerinden oynadı.

Daha bir iki ay önce açılan yusufkısa blogu 4. sıraya gelmişti ilk sayfadaki eski blogların yarısı şutlandı te gerilere filan.. Ben de 5 e çıkmıştım derken ondan 1 hafta sonra tekrar bir deprem oldu bir baktım birinciyim. Tabi uzun sürmedi :) Son bir aydır, 1-2 inip çıkıyorum... 1. sıra çok garip bazen 4. ler gelip konabiliyor birkaç günlüğüne.. Ben 2. liğe yapışmış gibiyim, 1. de yok zaten oh ne güzel :P

Kısacası yarışma için söylemek istediğim şu. Tam yarışmanın son günü anlaşılmaz bir sonuç birden bire bir günlüğüne bile ön sıralara gelip yarışmayı kazanabilir. Sistem çok dengesiz. Yarışma için bu kadar iddialı olan arkadaşlara bakıyorum, dümdüz blogcu arkadaşlar. Gelsinler böyle şeylerle uğraşacaklarına ticari değeri olan kelimeler için uğraşsınlar, iyi kazanırlar...

Pazar

Günümüz yaşam biçimini ve sistemini çok güzel özetleyen bir yazı. Kimin yazdığını ve türkçeleştirdiğini bilmiyorum ama paylaşmak gerek.
Merhaba, 
Ben Kapitalizmim ve kızlarınızı Barbie'lerle büyüttüm, sizden estetik operasyon için para istiyorlarsa bu şaşılacak bir durum değil. 
Ben Kapitalizmim ve çıkarlarım uğruna üstünüze moda endüstrisini saldım! Sonuç: 17 yaşındaki kızların %78'i dış görünüşlerinden rahatsız. 
Ben Kapitalizmim ve kadınları ne kadar "şişman" olduklarına öyle bir inandırdım ki, sadece ABD'de 10 milyon kadın anoreksi/blumia hastası! 
Ben Kapitalizmim ve bir kadının bir moda dergisini 15 dakika karıştırması kendi vücuduna duyduğu memnuniyetsizliği %50 artırmaya yetiyor! 
Ben Kapitalizmim ve işyerlerinde çalışıyor olmak yerine protesto gösterilerine katılan insanlar beni çıldırtıyorlar! 
Dünya çapında yükselen anarşi, bu inatçı protestolar da neyin nesi? Yeni Apple ürünlerini beğenmediniz mi? 
Ben Kapitalizmim ve bakış açınızı öyle bir değiştirdim ki, hırsız ve elitist bir CEO'nun hayat hikayesi sizin için "azim ve başarı hikayesi". 
Ben Kapitalizmim ve ortalama bir insanın günde 5.5 saat TV izlediği bir toplumda alaşağı edilmek gibi bir kaygım yok!
Ben Kapitalizmim ve "insanlığı" sevip, komşunuzdan nefret etmenizin sebebi benim!

Ben Kapitalizmim ve siz benden kaçabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Gördüğünüz reklamların %46'sı caddelerde, sokaklarda, halka açık her yerde! 
Ben Kapitalizmim ve Steve Jobs tabii ki çok önemli biriydi, ancak %1'inizin ihtiyacı olan makineleri ucuz işçilerle üretmekte çok mahirdi. 
Elbette bütün kapitalistler birer "aziz" gibi konuşacaklar, tıpkı Bill Gates gibi, 150 milyon dolarlık 66.000 m2 bir evde yaşayan bir aziz. 
İnsan haklarını falan unutup kapitalizme iyice dalın! Fred Shuttlesworth da Steve Jobs gibi dün öldü ama hanginiz onu tanıyorsunuz ki? 
Ben Kapitalizmim ve dün en mutlu günlerimden birini yaşadım, bencil bir kapitaliste, gaddar bir patrona aziz muamelesi yapmanız müthişti! 
Ben Kapitalizmim ve benim yüzümden ortalık miras kavgaları yüzünden kanlı bıçaklı olmuş akrabalarla dolu. 
Ahlakınızı o kadar bozdum ki babanız ölüm döşeğindeyken aklınızdan geçen şey kardeşlerinizle mirası nasıl bölüşeceğiniz! 
Ben Kapitalizmim ve para herşeydir! Sizi böyle çılgın bir şeye inandırabilmiş olmam ne müthiş bir başarı. 
Hepiniz birer yalancısınız çünkü kendinize istediğiniz şeyi elde edince mutlu olacağınızı söyleyip duruyorsunuz. 
Her yıl 20 milyon çocuk açlıktan ölürken siz bir koşu bandının üstünde fazla yediklerinizi eritmek için ter döküyorsunuz! 
Ben Kapitalizmim ve benim yüzümden dünyada 600 milyon obez ve 1.4 milyar aç insan var! 
Ben Kapitalizmim ve siz yılda ortalama 100.000 reklamın karşınıza çıktığının farkında mısınız? 
Ben Kapitalizmim ve Starbucks için kahve temin eden bir çiftçinin oradan bir bardak kahve satın alabilmesi için 3 gün çalışması gerek! 
Ben Kapitalizmim ve sizin bir şeyleri anlamak için çabalamanız gereksiz, patronun ne diyorsa onu yap sonra da televizyon izle! 
Ben Kapitalizmim ve PC oyunlarıyla beslediğiniz çocuklarınızın birinin ölümünü duyduğunda verdikleri tepki şu: "Sadece tek canı mı varmış?" 
Ben Kapitalizmim ve Batı dünyasından her yıl 3.5 milyon kişi Uzak Doğu'ya seks turlarına gidip çocuklarla ilişkiye giriyorlar! 
Ben Kapitalizmim ve Uzak Doğu'da 6-12 yaş arası kızlar 200$ gibi komik bir miktarla seks kölesi olarak satılıyorlar. 
Ben Kapitalizmim ve "serbest piyasa ekonomisi" dünyanın en büyük yalanı. 
Ben Kapitalizmim ve ben bile kendimden tiksiniyorum. 
Ben Kapitalizmim ve güzelliğin tanımını da değiştirdim: En güzel kadın en iyi göğüs estetiğine sahip olan kadındır. 
Ben Kapitalizmim ve Amerikalıların %24'ü eğer milyarder olmaları için gereken bu olsaydı bütün ailelerini reddedebileceklerini söylüyor. 
Ben Kapitalizmim ve sizin emekli olmanıza ancak bir devrim yapmak için çok yaşlı ve çok yorgun olduğunuzda izin veririm. 
Ben Kapitalizmim ve sizler biraz düşünseniz bir televizyonla bir emzik arasında hiçbir fark olmadığını anlarsınız. 
Ben Kapitalizmim ve kadınlara sesleniyorum! Lütfen birer obje haline geldiğinizi aklınıza getirmeden Victoria's Secret'a koşun. 
Victoria's Secret ülkelerime Türkiye de ekleniyor, incecik bir parça çamaşıra 80$ verince çok çok mutlu olacağınızı garanti ediyorum! 
Ben Kapitalizmim ve kadın cinselliğini çok yüksek fiyatlı bir satış ürünü haline dönüştürmeyi de elbette başardım: Victoria's Secret. 
Vogue Fashion's Night Out daha sık yapılmalı, unutmayın ekonomimiz sizin durmaksızın bir şeyler almanızı gerektiriyor! 
Ben Kapitalizmim ve bütün zavallı kölelerim yarın akşam Vogue Fashion's Night Out'un tadını çıkaracaklar mı? 
Ben Kapitalizmim ve en büyük başarılarımdan bir tanesi, insanları "çok fazla düşünmek" diye bir kavrama inandırmak. Çok fazla düşünme, hadi! 
Ben Kapitalizmim ve para benim param. Sizin bunu anlamak için sadece biraz zamana ihtiyacınız var.
Ben Kapitalizmim ve 15 yaşındaki bir çocuğun iPad alabilmek için böbreğini sattığını duyunca zevkten dört köşe oldum! 
Ben Kapitalizmim ve Madonna'nın sadece Londra'da 8 evi var, ortalama 600 evsize barınak olabilecek büyüklükte. 
Ben Kapitalizmim ve Tayland'da Disney fabrikası için çalışan bir çocuğun Disneyland'e girecek parayı çıkarması için 55 gün çalışması gerek. 
Ben Kapitalizmim ve Batı dünyasında kredi kartı borcu yüzünden intihar edenlerin sayısı an itibariyle senede ortalama 22.000 kişi! 
Ben Kapitalizmim ve Batı Avrupalılar, Sahraaltı Afrikalılardan 6.5 kat daha fazla et tüketiyor. 
Ben Kapitalizmim ve 25.000 tane Suudi prensi otomatik olarak ayda 35.000 $ maaş alırken, milyonlarca Arap yataklarına aç gidiyor. 
Afrika kıtası dünyanın altın rezervlerinin %90'ını elinde bulundurmasına rağmen, dünyada sadece 4 tane Afrikalı milyarder var. 
Ben Kapitalizmim ve Afrika kıtasından her sene 8.5 milyon $ değerinde pırlanta çıkıyor, kıtanın açlık sorununu çözmeye yetecek miktar... 
Ben Kapitalizmim ve siz pırlantalara bayılırsınız, Hindistan'da 1 milyon kişi günde sadece 1.2 dolar kazanarak o pırlantaları üretirken. 
Dünyayı sarışın kadınların güzel olduğuna inandırdım, bu yüzden Asya kıtasında 300 milyon kadın düzenli olarak beyazlatıcı sabun kullanıyor. 
Ben Kapitalizmim ve sizin hayatlarına özendiğiniz Hollywood yıldızlarının % 64'ü kokain bağımlısı. 
Ben Kapitalizmim ve yılda 20 milyon çocuk açlıktan ölürken siz aynı tişörtü haftada iki kez giymeye utanıyorsunuz. 
Ben Kapitalizmim ve yılda 20 milyon çocuk açlıktan ölürken siz banyonuzun fayansının renklerinden rahatsız oluyorsunuz. 
Hangi aşktan, hangi sevgiden bahsediyorsunuz, sevgilinize sevginizi sadece hediyelerle, lüks mekanlarla, arabalarla kanıtlayabiliyorken 
Ben Kapitalizmim ve siz hangi tanrıdan bahsediyorsunuz, artık farkına varın, taptığınız tek tanrı benim!!!! 
Ben Kapitalizmim ve siz hangi tanrıdan bahsediyorsunuz, Müslümanlar 5 yıldızlı Kâbe manzaralı otellerinde, "ibadet" ederlerken? 
Ben Kapitalizmim ve siz hangi tanrıdan bahsediyorsunuz, Müslümanlar kutsal topraklarına gittiklerinde bile alışverişe koşarken?
Ben Kapitalizmim ve siz hangi tanrıdan bahsediyorsunuz, bütün dünya tüketmek, eğlenmek,çılgınlık yapmak için Cadılar Bayramı'nı "kutlarken"? 
Ben Kapitalizmim ve siz hangi tanrıdan bahsediyorsunuz, bütün dünya Hristiyan bayramı Noel'i sırf alışveriş yapıp eğlenmek için "kutlarken"? 
ABD'de 7 milyon evsiz insanın olduğundan kimsenin haberi yok çünkü TV'de gördüğünüz Amerikalıların hepsi havuzlu villalarda yaşıyorlar. 
Ben Kapitalizmim ve sen bir dilenci senden para istediği zaman en küçük bozuklukları seçmeye devam et. 
Ben Kapitalizmim ve size hep bir şeyinizin eksik olduğu hissini hissettiriyorum ki daha fazla alışveriş yapın. 
İşini sevmiyor olabilirsin, bırakmak isteyebilirsin, problem değil, o işi senden daha ucuza yapacak binlerce kişi hazırda bekliyor! 
Tabii ki isyan etme özgürlüğünüz var, ama ediyor musunuz? Orada oturup TV izleyerek anlamsız hayatınızı sürdürmeyi tercih ediyorsunuz. 
Ben Kapitalizmim ve sen farkında olmayabilirsin ama 6 yaşındaki bir çocuk, hayatının ortalama 1 yılını TV izleyerek geçirmiştir. 
Odasında TV ile büyüyen bir çocuğun sabıkasının olması ihtimali, TV ile büyümeyen bir çocuğa göre % 40 daha fazladır. 
TV enerjini tüketiyormuş gibi hissediyorsan eğer, doğru hissediyorsun çünkü TV izlemek fiziksel aktivite yapma isteğini % 57 azaltır. 
Sen şimdi satın al ilerde çocukların ödeyecekler. 
Ben Kapitalizmim ve nörologların sizi daha çok tüketime teşvik edebilmek için araştırmalar yapmasının sebebi benim. 
Benim işim insanları, nesneleri, hatta duyguları birer tüketim malzemesine dönüştürmek. 
Ben Kapitalizmim ve yine başardım! Bütün kadınları dolapları tıka basa dolu olduğu halde giyecek hiçbir şeyleri olmadığına inandırdım. 
Ben Kapitalizmim ve çocuklarınız için bayramların tek bir anlamı var artık: Harçlık! 
Dünya nüfusunun %50'si dünya kaynaklarının ve zenginliklerinin %1'ine sahip. 
Dünya nüfusunun %1'i dünya kaynaklarının ve zenginliklerinin %50'sine sahip. 
Ben Kapitalizmim ve evet, Kaddafi ailesinin süper lüks hayatının ifşa edilişi beni tedirgin etti. 
Ben Kapitalizmim ve petrollerini ucuza elde edebilmek için son 40 yılımı Arapları "fanatik İslamcı" diye damgalamakla geçirdim. 
Visa Application: Sizi sadece ucuz işçiyken seviyorum üçüncü dünya ülkelerinin zavallı insancıkları. Sakın gelip de medeniyetimi kirletmeyin! 
"Visa Application"ın Türkçesi: "Ben senin petrolunu çalıyor olsam bile senin ne haddine benim ülkeme girmeye çalışmak?!" 
"Visa Application"ın Türkçesi: Ben senin ülkene girip seni her şekilde sömürebilirim, ama sen benim ülkeme tatile bile gelemezsin ilkel şey! 
Kimi arkadaşlarınla buluşmak senin için tam bir stres sebebi çünkü çok pahalı mekânlarda takılıyorlar ve bu seni maalesef aşıyor! 
Bir kapitalist işçilerini yalnızca çalışmaya devam edebilsinler diye besler. 
Şöhret dünyasından biri sahnede Tanrı'ya şükrettiği zaman, aslında bana şükrediyor, bana, ün ve para Tanrısına! 
Hadi hepiniz kabul edin artık, televizyon sizin tek gerçek arkadaşınız. 
Ben Kapitalizmim ve uykumda "daha ucuz işçi..." diye sayıklarım. 
Ben Kapitalizmim ve bankacılar benim evlatlarım. 
Her yıl 20 milyon çocuk açlıktan ölüme sürüklenirken sizin "nasıl daha zengin olabilirim" diye düşünmeniz bana büyük zevk veriyor! 
Anlamıyor musunuz, toplumda fakirliğe ihtiyacımız var, onlar yeterince fakir olmadan sen bu kadar zengin olabilir misin canım? 
Sizi neden çalışmakla bu kadar meşgul ediyorum? Fazla düşünmeye vaktiniz olmasın, aklınıza "tuhaf" fikirler girmesin diye elbette. 
Toplumu öyle bir hale soktum ki onbinlerce kişi kolaylıkla stadyumlarda toplanabilirken protesto gösterilerine pek kimse gelmiyor. Başardım! 
Hepiniz kölesiniz, her gün evinize gidip ruhunuzu televizyon ekranınızla ısıtan, ancak hediyelerle sevdiklerinizi mutlu edebilen köleler. 
Televizyon karşısında uyumanın içinizdeki tüketim isteğini %20 artırdığını belirtmek istedim iyi geceler demeden önce. 
Amerikalıların %85'i ekonomik durumlarını iyileştirebilecekse faşist bir hükümeti seçebileceklerini söylüyor. İşte kapitalin gücü! 
İnsanları "borç batağı" ile korkuttuktan sonra yaptıramayacağım şey yok! Para benim param, düzen benim düzenim. 
Toplumu öyle bir hale getirdim ki kendinizi "normal" göstermek için takım tutmanız, alışverişe bayılmanız, ünlüleri takip etmeniz gerek. 
Tabii ki bu toplumdan uzak durma teşebbüsünde bulunabilirsiniz ama sonunda kendinizi yine bir AVM'de bulacağınızdan şüpheniz olmasın. 
Protesto etmek hakkınızı bile elinizden alıp, en sonunda canınızı dahi alabilen bir devleti kendi vergilerinizle beslemeniz müthiş. 
Sizi özgür bırakmayan, fikirlerinize sansür vuran, en sonunda polis kurşunuyla öldüren bir devleti kendi elinizle kurmanız ne tuhaf. 
Sizin ağzınızı burnunuzu kırıp hapse tıkmaları için bir devlet kuracak parayı, kendi vergilerinizle sağlamanız ne kadar tuhaf. 
Ben Kapitalizmim ve para benim param, sizin bunu anlamak için sadece biraz zamana ihtiyacınız var. 
Amy Winehouse gibi bağımlılara acırken hepinizin birer bağımlı olduğunu unutmanız ne kadar komik, zavallı tüketim bağımlıları! 
Ortalıkta çok fazla özgürlük var ve yeterince ölüm yok. 
Ben istediğim kadını elde ederim, biraz altın, biraz pırlanta, biraz şan şöhret, birkaç güzel vaat, tamamdır. 
Sizlere yüksek çözünürlüklü TV verdim ki beyninizi daha net yıkayabileyim canlarım. 
Neden hala inat ediyorsun, bütün arkadaşların seni alışveriş merkezlerine götürmeye uğraşırken, herkes seni tüketmeye teşvik ederken?

Cuma

Dün e-ticaret ve turizm konulu Google Engage semineri vardı ve diğer Google Engage üyeleri gibi bana da davetiye gelmişti. Gidiş süresini hesaplayamadığım için az biraz rötarlı olarak gittim, giriş kısmını kaçırdım.

Gittiğimde  Sadece Hosting firmasından Selçuk Saraç bir hazır site yapım aracından bahsediyordu ki  bana oldukça garip geldi. Oradakilerin tamamına yakınının web tasarım bilgisi vardı ki çoğu bir web tasarım ajansından geliyordu. Sonra ücretsiz site (domain+hosting+hazır site aracı) ve bu sitenin ücretsiz e-ticaret sitesine otomatik geçiş yapabileceğini, adwordse entegre olacağını filan söyledi, derken ne olduğunu anladım. E-ticaret sitesi alanında müşteri sayısını arttırmak için ortak(!) bir çalışmadan söz ediliyordu. Ondan sonra İdeasoft'tan Seyhun Özkara çıktı ve kendilerinin yaptığı hazır site yapım aracından bahsetti biraz...

Bedava E-Ticaret Sitesi

Google, İdeasoft ve Sadece Hosting firmaları ile anlaşmış. Kobiler için ücretsiz e-ticaret sitesi açılması konusunda bir çalışma düzenliyor. Google kobiler için 250 tl Adwords kuponu verecek, site domain ve hostingini ilk yıl İdeasoft ile Sadece Hosting karşılayacak ve gene bu bahsedilen hazır site yapım aracı ile de kobiler kendi sitelerini yapabilecek(!).. Sanalpos Garanti Bankası tarafından karşılancak ve yurtiçi kargo da gönderimler için %25 indirim uygulayacak. Toplam 10.000 kobi bundan yararlanabilecek..

Burada bizden de bunu kobilere sunmamız isteniyor. Böylece e-ticaret pazarı genişleyecek web tasarım firmaları daha rahat müşteri bulacak, reklam sektörü de kızışacağı için de doğal olarak Google'ın reklam gelirlerinde bir artış meydana gelecek. Yani herkes kazanacak tabi yerseniz(!)

Çünkü şöyle bir problem var. Adwords danışmanlığı yapan firmaların %99 u zaten Webtasarım firması. Biz e-ticaret sektörüne kazandırılacak yeni müşterileri bulup kendi elimizle İdeasoft ve Sadece Hosting e teslim ettikten sonra elimize direkt geçecek birşey yok.

Google 250 TL kuponu zaten veriyor e-ticaret sitelerine yani pek bir fedakarlık yapmıyor.
İdeasoft ve Sadece Hosting  karşıladığı ücretler karşısında seneye hazır binlerce müşteri kazanmış olacak. Yani oldukça akıllı bir yatırım.
Peki  diğer firmalar?  Pazarın genişlemiş olması dışında diğer web tasarımcılar ve web tasarım firmalarının eline hiçbirşey geçmiyor.

Sene sonunda Sadece Hosting ve İdeasoft bu hizmetleri ücretli hale getirince, müşteriyi geri kazanmak için binlerce takla atması gereken diğer firmalar olacak. Hele 2. yıl fiyatları cüzi seviyede tutarlarsa ki müşterileri kaybetmemek için yaparlar. İşte o zaman bu müşterileri geri kazanmak hiç de kolay olmayacak.

Ucuz İnternet Sitesi

Aslında bu beni çok alaka eden bir durum değil. Ben zaten (şimdilik) e-ticaret sitesi yapmadığım gibi fiyatlarımı da çok düşük seviyede tuttuğum için müşteri konusunda sıkıntı yaşamıyorum. Bir öğrenci olarak kazancım kendime fazlasıyla yetiyor.

Fakat diğer firmalar için böyle değil ve hiçbirinin işine gelmeyecek. Zaten izlenimlerime göre kimsenin de kafası bu işe yatmadı. Bunun için destekleyeceklerini pek sanmıyorum.

Ama kobiler için iyi bir fırsat. Hiçbir masraf harcamadan e-ticaret alanına giriş yapabilir ya da yapmayı deneyebilirler. Tabi bu hazır siteleri kullanması onlar için gene biraz sorun olacak. Bu hazır site yapım araçları ne kadar basit bir kullanım kolaylığına sahip olsalar da, kullanamayan pek çok kişi olacaktır.

Diğer firmalara hedef gösterilen paylardan biri de zaten bu paneli müşterinin kullanmasına yardım etmek ve logoyla diğer teknik bilgi gerektiren alanlarda da onlara hizmet verip bunlardan gelir kazanabilmekti. Fakat ciddi bir yapısı firmalar için bu, aslanın çakala attığı bir kemikten fazlası değil.

Proje pazarın genişlemesi açısından güzel. Yeni adım atılacak topraklar da oldukça büyük fakat kime ne kadar toprak düşeceği konusunda sıkıntılar var. Tabi öyle ve ya böyle bu proje çalışmaya başlayacak. Gazete ve internet reklamları ile pek çok kobiye ulaşılabilecektir. Diğer firmaların destek vermemesi bunu etkilemeyecek. Sadece destek verirlerse istenen hedefe daha yakın bir çizgi tutturulabilecek.

Proje devreye girdiği zaman dahil olmak isteyen kobiler için daha detaylı bir yazıyla nasıl bu ücretsiz websitelerden nasıl yararlanacakları konusunu anlatacağım.
İlahi dinlerde tebliğ ve irşad farzdır. İnananlar, inanmayanlara da doğru yolu göstermelidir, görevidir. Hatta sadece inanmayanlara değil, dinden soğuk olanlara da dini tavsiyelerde bulunmalıdır, inanan kişi.

Bunları biliyorum sorun yok ama çok merak ettiğim birşey var. Ateizmde de mi var bu irşat-tebliğ olayı? Yani düşünün adam ateist, inanmıyor. Tamam inanmasın, olabilir aklı almayabilir, mantıklı bulmayabilir. Peki bu kişiler mantıklı bulmadığı için mi inanmıyor gerçekten? Yoksa inanmaya korktukları için mi?

Bunu çok basit bir şekilde anlayabilirsiniz? Eğer adam sürekli olarak insanları ateizme çağırıyorsa, Allah olamaz, yalan dolan diye inim inim inliyorsa anlayın ki o aslında mantıklı gelmediği ya da akıl erdiremediği için değil, götü yemediği için ateizmi seçmiştir.

Kısacası şu günah batağından çıkamayıp, cehenneme postalanacağını düşünen ve bunu kabullenemeyip kurtuluşu tövbede Allah'ın merhametinde aramayıp inkarda bulan, inkar ederek içini rahatlatan(!) bu ateistler aslında inandıkları şeyden korktuğu için inkar etmektedirler.

Karanlıkta bağıra bağıra şarkı söyleyen çocuklar gibidirler. Sürekli olarak Allah Yok Din Yalan derler, korkularını azaltmaya çalışırlar. Başını kuma gömen deve kuşundan farkları yoktur.

İnançlara ve inananlara içten içe düşmandırlar, fırsat buldukça kinlerini kusarlar. Acaba gerçekten Allah var mı sorusunun üzerine muhasebe yapamazlar. Bütün inanç tefekkürünü "Allah yoktur" şeklinde dogmatikleştirdikleri kuraldan yola çıkarak yaparlar.

Bunun için onları ezan da rahatsız eder kuran da. Bırakayım abi bana ne, neye inanırlarsa inansınlar demezler. Her bir dini simge, dini hatırlatan ufacık bir imge, namaz kılan bir inanan, estağfullah çeken, inşaallah diyen bir insan rahatsız eder huzurunu kaçırır onların. Hemen inkar etmek isterler, yok demek, yalan demek isterler.

Karanlığın içinde bağıra bağıra şarkı söyleyince akıllarında yarattıkları canavarın uzaklaştığını düşünürler. Gözlerini kapatınca ışığı göremeyince ışığın söneceğini düşünürler.
Kulaklarını kapatıp, dinlemiyorum duymuyorum diye bağırıp, kendilerine söylenenleri duymamaya çalışırlar.

İşte her fırsatta ateizmin doğruluğunu ispatlamaya çalışan birini görürseniz, aslında inanmıştır da inanmayı yedirememiştir nefsine. Korkuyordur inanmaktan, onlara karşı Allah'ın varlığını ispatlamaya çalışmayın boşuna. Onlar zaten bildikleri için inanmıyorum diyorlar, inkar ederek olmamasını umuyorlar.

Yani kısacası inanmadıklarını sanmayın, inanıyorlar. Belki sizden bile kuvvetli  inanıyorlar da, inanmayı içlerine yediremedikleri için var diyemiyorlar.

Salı

Geçtiğimiz haftalarda instagram android için de uygulama hazırladığını açıklamıştı ve yakın zamanda çıkması bekleniyordu. Beklenen gün geldi ve instagram uygulaması Google Play'de yerini aldı.

Uygulamayı indirmek için Google Play sayfası https://play.google.com/store/apps/details?id=com.instagram.android

Instagram ilk olarak iphone için hazırlanmış bir uygulama ve çektiğiniz fotoğrafları çeşitli filtrelerle daha estetik biçimlere sokabilir ve web üzerinde yayınlayabilirsiniz.

Pixlr-o-matic ile yakışıklı  adam resmi
Instagram öncesinde benim kullandığım Pixlr-o-matic uygulaması da bu konuda oldukça güzel ve işe yarar bir uygulamaydı. Ki zaten bir android kullanıcı olarak Instagram'ı şimdiye kadar kullanabilmiş değildim. Uzaktan bir karizması vardı. Deneye deneye göreceğiz, farklarını...

Instagram için iyi kötü diyemem, kullanmadığımdan ama Pixlr-o-matic oldukça iyi
Instagram için üyelik gerekiyormuş, Pixlr-o-matic için gerekmiyor.
Instagram da düzenlediğiniz fotoğraf otomatik olarak paylaşılıyormuş, Pixlr-o-matic de siz isterseniz paylaşırsınız, istemediğiniz hiçbir fotoğrafı paylaşmazsınız.
Instagram için 14 filtre var diyorlar, Pixlr-o-matic de 30 tane filan filtre var, aynı zamanda bir o kadar ışık efekti ve çerçeve ekleyebilme özelliği de var.

Yani kısacası kullanmadıysanız Pixlr-o-matic i mutlaka deneyin. Pixlr-o-matic den acaib para aldım onun için reklamını bu kadar iyi yapıyorum :P

Bu arada Instagram'ın Android versiyonu çıkınca bazı Iphone kullanıcıları çok hüzünlendi, ayağa düştü artık diyorlar. Hadi gözüyaşlı fotoğraflarını çekip Instagram'da düzenleyip paylaşalım...

Rating , 10 out of 10 based on 10 ratings