Vizyona Girenlerde Bu Ay: Koronavirüs COVID 19

Son yıllarda salgın hastalıklar, zombi saldırıları ve karantina üzerine bir milyon tane film vizyona girdi. Bu son film ise beyaz perde de değil direkt günlük hayat sahnemizde yayınlanıyor. Koranavirüs COVID 19

koronavirüs covid 19 illustrasyon


Sanki bir film sahnesindeymişiz gibi tüm dünya birden aynı hastalığın tehditi altında, evlerine kapanıyor, virüsle mücadele için silah (dezenfektan,kolonya) ve gıda stokluyor. Tüm dünya hastalık için etkin bir tedavi yöntemi bulunması ve bir aşı geliştirmesini dört gözle bekliyor.

Koronavirüs salgını ölüm oranı düşük olsa da yayılma oranı çok hızlı ve yaşlılar içim ise hayati tehlikesi ciddi boyutlarda. Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edildi. Tüm dünyanın gündemi artık Koranavirüs.

Çalışma hayatı da ciddi etkileniyor, hizmet sektörü neredeyse tamamen durdu. Bu tarz filmlerin sonunda kahramanlar aşıyı bulunca geride yıkılmış, harap olmuş bir dünya kalır. Maalesef şu an yaşadığımız filmin sonunda da harap olmuş bir ekonomi kalacak gibi görünüyor. Zaten çökmekte olan ülke ve dünya ekonomisinde bardağı taşıran son damla koronavirüs salgını olacak. ABD başta olmak üzere dünya piyasaları geçtiğimiz günlerde tarihi çöküşlerini yaşadı. Uzmanların belirttiğine göre dünya ekonomisi ciddi bir resesyon tehditi altında.

#Evdekal çağrısı hastalığın ciddi olarak etkilediği ve hayati risk taşıyan yaşlı kesim haricinde gayet güzel uygulanıyor! Herkes işini gücünü bırakıp evde savunma modunda uzanıp yatmakta. Buna rağmen mevcut verilere göre hastalığın en hızlı ilerlediği ülke Türkiye.

Diğer ülkelere göre hastalık ülkemize geç geldi (tespit edildi). Bu garip bir şekilde başarı olarak lanse edildi fakat bu mantığa göre en başarılı ülke savaştan yıkılıp harap olan Suriye. Fakat bu başarı hissi birkaç gün sonra korkunç gerçekle karşılaştığında yerini şaşkınlığa bırakacak. Çünkü gerçekten ilk 10 gün için paylaşılan verilere göre durumumuz  çok vahim.

Diğer yandan camilerin, gece kulüplerinin ve berberlerin kapatılması dışında hükümetin ne gibi bir önlem aldığını da çok merak ediyorum. Koronavirüs salgınının asıl sıkıntısı yayılma hızı ve sağlık sisteminin bir anda gelen yığılma karşısında yetersiz kalacak olması. Hastalık ciddi etkileği kişilerde nefes darlığı problemine yol açıyor. Bunun için oksijen konsantratörü gerekli ama mevcut bir yığılma karşısında yetersiz kalacak. Koronavirüs gelmeden önceki uzun dönemde ve geldikten sonraki 11 gün içinde sağlık bakanlığı bu cihazların sayısını ne kadar artırdı? Ya da böyle bir çabası oldu mu? Bu soruların cevabına dair bir bilgi bulamadım. Olumlu bir yanıt bulabileceğimizi de maalesef düşünmüyorum.

Evde kalıp hastalığı yavaşlatmak mantıklı bir çözüm olsa da hastalığın yavaşlatılması ile kazanılan bu zamanda hastalığa yakalanan kişileri tedavi edecek cihazlar temin edilmeyece ve sağlık sistemi kapasitesi artırılmayacak ise neden eve kapanıyoruz?

Önümüzdeki birkaç hafta ülkemiz ve dünya için zorlu geçecek, belki yaşlı bir nesil tamamen silinecek. Sonrasında muhtemel bir ekonomik kriz vs vs..

Savaşla ve doğal afetlerle başlaayan 2020 için umutlar şimdiden tükendi. Heyecanla 2021'i bekliyoruz...


Share this:

YORUMLAR

0 Harika insan yorum yapmış.:

Yorum Gönderme

Lütfen spam yapmaya çalışmayınız...

Yapıcı eleştirileriniz ve renk katan yorumlarınız için teşekkür ederim.