12 EYLÜL 1980 - İÇİMİZDEKİ DARBE AŞIKLARI

12 Eylül 1980. Türkiye'de ordunun ülke yönetimine açıktan açığa ikinci müdahalesi.

12 Eylül darbesi öncesi ülke karıştırılmış, anarşi ortamı oluşturulmuş, farklı düşüncelere sahip insanlar arasında uçurumlar meydana getirilmişti. Bu yaşananlar doğal bir süreçten ziyade bir darbe hazırlığıydı. Bunun en büyük göstergesi de darbe olduktan sonraki gün olayların bıçak gibi kesilmesi ve anarşi ortamının darbe olur olmaz bitmesidir.

Yapılan darbe sonrasında kullanılan medya ile darbe insanlara sevdirilmiş, olaylar çarpıtılarak insanlar kandırılmıştı. Darbe öncesinden yarattıkları kendi anarşileri bitince olayların iç yüzünden haberdar olmayan halktan büyük bir destek alınarak, bir de darbe anayasası oluşturuldu ve yaptıkları bu darbe de meşru hale getirildi.

12 Eylül öncesi ve sonrasında olan olaylar ise tam bir insan kıyımıydı. Birbiri üzerine saldırtılan, aldatılmış gençler, işkence gören insanlar, idam edilenler darbecilerin için insan hayatının ne kadar değersiz olduğunu göstermeye de yeter.

Günümüzde de bu ETÖ (ergenekon terör örgütü) aynı şekilde bir darbe hazırlığı içindeyken tasfiye edilmeye başlandı. Eğer bu tasfiye başlamasaydı. Danıştay saldırısı gibi daha pekçok cinayet ve katliam yaptırılacak ve ülkede anarşi havası estirilip demokrasiye açıktan açığa bir darbe daha indirilecekti.

ETÖ'nün çökertilmesiyle başlayan operasyonlarda ele geçirilen silahların çokluğu da bunun bir göstergesi. Her ne kadar İlker Başbuğ boş lav silahlarına boru diyerek küçümsemiş olsa bile. Daha sonra ele geçirilen dolu lav silahlarından sonra kendisine sormak lazım: Bunlar da BORU MU paşam.

Ele geçirilen silahların bir bölümünün orduya ait çıkması da ordunun içinde darbe destekçilerinin olduğunun bir göstergesidir. ETÖ üyeleri sadece ordu içine sızmakla kalmayıp, Anayasa Mahkemesi, HSYK ve diğer pek çok kurumun içine de sızmış olduğunu da gördük.

Bu kurumların beraberinde terör örgütünün avukatlığını yapan partiler, ortamı sulandırıp olayı basit bir şeymiş gibi göstermeye çalışan gazete, tv ve diğer medya organlarının yaptığı da bu terör örgütüne destek vermekten başka birşey değildir.

Hiçbiri tutmayınca HSYK içindeki ETÖ üyeleri davaya bakan hakim ve savcıların değiştirilmesini istemesi de en son yaşanan vaklardandı.

Ama artık şunların bilinmesi gerek:
İnsanları koyun gibi peşinizden sürükleyemezsiniz. Aldanmayız !
Birbirimize düşürtemezsiniz. Kapışmayız !
Bu ülkede artık darbe yapamazsınız. Yaptırmayız !

DEMOKRASİ KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR !

Share this:

,

CONVERSATION

2 Harika insan yorum yapmış.:

  1. Biz secmenler, kimi sececeğimizi bilir bir tehlike varsa bunu görür sandığa gömeriz. bölünme parçalanma satılma yönetilme şeriat vs gibi endişeleri duymaktan bıktık, bakalım yönetimdeki partiye kan kaybediyor neden ekonomi iyi değil, işsizlik arttı bir yagmurda sel aldı götürdü her yeri, yolsuzluk haberleri hergün.
    Halkımız görüyor artık eski gücünde olmadığını biliyor bunu da geçen seçim yansıttı sandıga yine yansıtır gerek duyarsa.Yeterki böyle müdahaleler olmasın, her zaman bu millet bilmiştir ne yapacağını.

    YanıtlayınSil
  2. darbe mi anarşiden çıkar, anarşi mi darbeden? sorusunu çözmüşsün. bir çokları darbenin anarşiyi bitirmek için yapıldığını zanneder ama işin aslı anarşi, darbeye zemin hazırlamak için çıkarılmıştır.
    teşekkürler, güzel tesbitler..

    YanıtlayınSil

Lütfen spam yapmaya çalışmayınız...

Yapıcı eleştirileriniz ve renk katan yorumlarınız için teşekkür ederim.