Kışın Soğukta Kim Direnecek be Abi!

İstiklal Caddesi Eylem Protesto Direniş

Haziran başındaki gezi olaylarında canı sıkılan chp gençliği sokağa dökülmüş, çocukluk yıllarından beri bilgisayar oyunlarında ve televizyonda izledikleri adrenalin duygusunu gerçekte tatmanın hazzını ve direnmenin gururunu yaşamışlardı.

Birkaç gündür internet üzerinden tekrar organize olmaya çalışan grupların bugünkü dirinişlerine(!) olan katılım ise bizim lise çıkışındaki kavgalarımızdan biraz fazlaydı. Sultangazispor'un maç sonu kavgaları kadar, belki...

Bu aslında beklenen bir durumdu çünkü Haziran ayındaki olaylarda sokağa dökülmek için ne kadar çok neden varsa bugünkü mevcut şartlar, o nedenlerin neredeyse tam tersiydi. Facebook arkadaş listemde ciddi bir eylemci kitle var ki; onların en coşkulularının bile bir kısmı gidebilmiş ve gidenlerin de bazıları eylem başladıktan sadece yarım saat sonra evlerinden "ama ne gaz yedik be!" şeklinde gurur dolu iletiler paylaşır durumdaydılar...

Şimdi kısaca Haziran direnişi ile Aralık direnişi arasındaki farkları karşılaştıralım ve neden eylemlere katılımın bu kadar cılız kaldığını görelim:

1)Kışın herkesin kıçı donuyor...
Maalesef acı gerçeğimiz bu, üşüyoruz. Yazın yenilen tazyikli suyun verdiği ferahlığı, bu soğukta kimsenin kıçı yemez, anca kıçı konar... Ben işyerinde elektrikli kalorifer radyatörü bacaklarımın arasında tutarken, Facebook arkadaş listemdeki direnişci arkadaşlar da soğuğa yarım saat dayanabiliyordu, bazı ateşli olanlar biraz fazladan kalmış olabilir ama hiç kimse kışın soğuğunda dışarıda kalmak isteyecek kadar aptal değildir.

2)Direnişçiler mevcut durumdan memnunlar
Haziran'da oy verdikleri parti kendi içinde çatışmaktan muhalefet yapmaktan aciz düşmüş meydan bomboş halde Ak Parti'ye kalmıştı. Ayrıca Ak Parti'nin çıkardığı alkol yasası gibi bazı yasalarla kendilerini son derece sindirilmiş ve bastırılmış hissediyorlardı. Ak Parti'nin oluşturduğu zeminle Türkçe Olimpiyatları düzenleyen Cemaat'in sesi de oldukça sinir bozucuydu. Gündem bomboş ve sıkıcıydı.

Şimdi ise CHP kendisine paralel bir oluşum yaratan Sarıgül'ü tekrar partiye katmış, Ak Parti kendisine seçimlerde ve referandumda Ak Parti teşkilatı gibi çalışarak destek veren Cemaatle savaşıyor, Cemaat mensuplarına karşı bir kıyım uygulayarak tüm kamu kurumlarından çıkartmaya ant içiyor ve Cemaat de boğazını sıkan Ak Parti'yi bitirme adına kendisine servis edilen yolsuzluk dosyaları ve yargıdaki bağlantılarını kullanarak hükümeti indirme girişiminde bulunurken evde televizyon başına geçip keyifle bu sevindirici haberleri izlemek yerine kim sokağa çıkıp polisle aksiyon peşinde düşer ki? Gündem hareketli ve sevindirici haberlerle dolu. Allah'tan belalarını mı isteyecekler daha başka, her şey neredeyse istedikleri gibi..

İşte bu sebeplerden dolayı kimsenin sokağa çıkıp da direnesi yok. Hele bir Ak Parti ile Cemaat barışıp aynı zemine gelsinler, Ak Parti seçimlerde tekrar oylarını arttırsın, havalar ısınıp gezi parkı çiçeklerle böceklerle dolsun. İşte bakın o zaman kim nasıl da direniyor...

Share this:

YORUMLAR

0 Harika insan yorum yapmış.:

Yorum Gönderme

Lütfen spam yapmaya çalışmayınız...

Yapıcı eleştirileriniz ve renk katan yorumlarınız için teşekkür ederim.