SİZİ KÜÇÜK APTALLAR

Bizim küçük aptalın kitabı çıktı, bilenler bilir. Her boku bilen adam çok daha iyi bilir. Eğer bilmiyorsanız üzülmeyin, kaçırdığınız önemli birşey yok.

Ben blog tutmaya üniversiteye girdiğimde başladım ki aslında bilgisayarı/interneti kullanmaya da o zaman başladım. Daha öncesindeki bilgisayar deneyimim kısayolların üzerine iki kez tıklayıp sayfaları açmak ve çarpı işaretine tıklayarak sayfayı kapatmaktı.

Azbuz, blogcu ve netlarus da çok vakit öldürdüm. Azbuzun altını üstüne getirip, dini ve politik tartışmaların odağına oturduktan sonra blogculuktan biraz soğudum ve seyrek olarak bloglamaya başladım derken hepten bıraktım gibi birşey oldu. Sonra Blogger'da kendi domainim ile yayın yapabileceğimi öğrenince kararımı verdim ama bunu yapabilmem 6 ay sonrasını buldu ve tesadüfi olarak 08.08.08 in ilk saatlerinde...

Kendi ismim mi olsun nick mi olsun diye çok düşündüm nick olsun dedim ve gene çok düşündüm derken bir imla hatasıyla orjinaldelikanli ile açtık bu yeni sayfayı. Sonrasında yazdık,çizdik bozduk derken dedim bu sanal alem de en az içtiğimiz su, yediğimiz yemek kadar somut. O zaman nicklerin arkasında sanal kişilerden olmanında bir esprisi yoktu benim için ve yeni bir imaj çalışması ile sildim geçmişi ki bir orjinaldelikanli kaldı geriye. Onu da silmeyişimin sebebi tamamen duygusaldı.

Şimdi küçük aptal derken nerden çıkardın bu kendi internet tarihini diyebilirsiniz. Bunları anlatmamın sebebi, puccayı iğnelerken kimilerinin çıkıp da 'Seni 6-7 aylık yeni yeni yetme velet. Sen ne b.. bilirsin pucca kim, sen kim .' diye yakarışlarına muhatap olmamak ve ciddi bir şekilde muhatap alınmak.

Pucca, herbokubilenadam, samihazinses aynı kulvarda koşan blogcu arkadaşlar. Blogger'a geçişimde çıkmışlardı ilk karşıma. Marjinal olmanın sıradanlaştığı bir zamanda orijinal birer marjinal yazar olarak tutundular. Yorumlarından dolayı hazinsese gıcık olurken, herbokubilenadam ve pucca biraz daha tutulabilir olsa da ben bir tek Siminya'yı sevebildim ki onda da sevmediğim yanlar az değil.

Bu aralar bu arkadaşlar "bağlaç olan de'yi birleşik yazmakla", "yazılarını küfürlü sözlerden oluşturmakla" övünür gibi bir hal içindeler. Kendilerini bu açıdan farklı addediyorlar ama çok yanılıyorlar.

Binlerce blog gezmiş, blogcu tanımış bir ötekileştirilmiş blogcu olarak diyebilirim ki sizden çok var. Küfürlü yazan mı istiyorsunuz? Artık küfretmeyen blogcuya like vermiyorlar. Yazım kuralları mı diyorsunuz de'leri çoktan aştı millet, artık herkesler türkche blogluyor.

Marjinal yazan, yazmaya çalışan o kadar çok kişi var ve artık onlar çokluklarından sıradanlaştılar ki artık ben normal yazarken kendimi marjinal hissetmeye başladım desem abartmış olmam.

Aslında bu tarz blogcular arasında sempatik bulduklarımın sayısı, antipati duyduklarımdan kat kat fazla. Bu yazıyı da onları basitleştirmek için yazmadım. Sadece bilsinler ki, aslında bildiklerinden de eminim ama duyulsun ki küfürlü yazmak, uçlarda dolaşmak ne cesaret işi ne de bir marifet. Belki bir tarz olarak görülebilir ama öyle övünüp kasınılacak bir yanı yok.

Share this:

, ,

YORUMLAR

0 Harika insan yorum yapmış.:

Yorum Gönderme

Lütfen spam yapmaya çalışmayınız...

Yapıcı eleştirileriniz ve renk katan yorumlarınız için teşekkür ederim.