SOL VE SAĞIN PROBLEMİ

Lise arkadaşlarımdan biri (artık biriydi oldu maalesef) facebookta bir video paylaşmış. Şu meşhur politik videolardan. Tayyip Erdoğanın siyasi hayatının ilk bölümünden.

Erdoğan bir konuşmasında 'Demokrasi amaç değil araçtır diyor.' videoda. Ve sonra Atatürk bugünleri görseydi deniliyor......
Bende yorum yaptım.
Şöyle:
[Aslında Atatürk'ün demokrasi anlayışı ile benzer, Atatürk'te inkilapları gerçeklerştirirken, halka sormamıştır, halk istemeyeceğinden dayatma ile kabul ettirmiştir. Ki zaten tek parti olduğundan demokrasi diyebirşey yoktu.
Muhalifler, partileri kapatılarak susturulmuştu. Ki bu muhalefet partilerinin kurucu ve yöneticilerine bakılırsa, kurtuluş savaşının en büyük kumandanları ve bazılarıda Atatürk'ün çocukluk ve gençlik arkadaşları.
Atatürk'ün demokrasi anlayışını iktidara sahip olmadan önceki şu sözleri açıklar:
"Benim elime büyük yetki ve kudret geçerse, ben sosyal hayatımızda arzu edilen inkılâbı bir anda bir "Coup"(Darbe) ile uygulayacağımı zannederim. Zira, ben bazıları gibi kamuoyunu, dinbilginleri çevresini yavaş yavaş benim düşüncelerim seviyesinde fikir oluşturmaya ve düşünmeye alıştırmak suretiyle bu işin yapılacağını kabul etmiyor ve böyle harekete karşı ruhum isyan ediyor. Neden ben, bu kadar yıl yüksek öğrenim gördükten, sosyal ve uygar hayatı incelemek ve hürriyetin tadını çıkarmak için hayatımı ve zamanımı sarfettikten sonra halkın seviyesine ineyim? Onları kendi seviyeme çıkarayım. Ben onlar gibi değil, onlar benim gibi olsunlar. Ancak bu meselede incelenmeye değer bazı noktalar var, bunları iyice kararlaştırmadan işe başlamak hata olur."

Fakat ben her ikisininde bu düşüncelerini benimsemiyorum. Demokrasi amaç olmasada vazgeçilmez bir araçtır. Bunun için kimse başkasının dikte etmeye çalıştığı kurallara boyun eğmek zorunda değildir. Kimse kusursuz değildir ve mutlak doğruya sahipmiş gibi davranamaz.
Kişiler kendi ideolojilerini mutlak kabul edip, diğerlerininkini umursamayınca demokrasiyi ezip geçiyor ve demokrasi diye birşey ortada kalmıyor.
Toplumu ilgilendiren kararları, toplumun geneli alır. Kimse kendi istediğini mutlak doğru olduğuna emin bile olsa başkasına dayatamaz.
Topluca verilen kararlar yanlış bile olsa, zorla dayatılan doğrulardan daha iyi sonuçlar verecektir.]
Ben bunları yazınca eleman 'git propagandanı başka yerde yap,muhatabım değilsin' yazmış ve arkadaş listesinden çıkarmış. (Ki hiç incindiğimi söyleyemem.)

İşte SOL ve SAĞ kesimin problemi bu !
Kendi düşüncelerini mutlak doğru kabul edip, diğerlerinin düşüncelerini umursamıyorlar. Kendinden başkalarını insan yerine koymuyorlar ve tartışmak yerine tartaklamayı tercih ediyorlar. Sonrada bu ülkeyi kim karıştırıyor diye soruyorlar.
Sizce kim? (Yorum yapmak için önce yazıyı okuyun !)

Share this:

,

CONVERSATION

4 Harika insan yorum yapmış.:

  1. Bizim toplumumuz 18 yaşını doldurmamış çocuk gibidir.Kendi kararlarını almak için bilinçlenmesi gerekiyor.Bu bilinç yerine oturuncaya kadar da geleceği daha iyi görebilene inanmak zorundalar.Ben hala gereken bilinci elde edemediğimizi düşünüyorum.Günümüzdeki siyasilerin bana hiç bir şekilde yol gösterebileceklerine inanmıyorum.Hepsi çıkarcı,yolsuzluk peşinde.Ben dürüstlükten önce halkının çıkarlarını düşünen,toplumun yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefleyen siyasileri arıyorum.Belli ki o siyasilerde uzunca bir zaman gelemeyecek.Güzel paylaşımdı teşekkürler...

    YanıtlayınSil
  2. Dediklerine katılıyorum, çoğunluğu elde ettiklerinde demokrasi, olmadığı zaman başka şeylere sığınıldı, cumhuriyetin kurulşundan beri.
    Ve o bahsettiğin arkadaşın, yani eski arkadaşında, oldukça basit birisiymiş anladığım kadarı ile.
    Cevap verememiş, ondan öyle davranmış.

    YanıtlayınSil
  3. Terakkiperver c.f'yi kapatan meclistir ve isyan nedeniyle kapatılmıştır.
    Kuruluşunu sağlayan da M.Kemal'dir.
    Bırakınız, karşımıza gelsinler, onlarla devlet işlerini münakaşa edelim, demokrasi ancak böyle gerçekleşir demiştir ve arkadaşlarının kendisine muhalefet yapmalarını desteklemiştir. Muhalefetin dozu kaçmış, halkın maneviyatını kullanan terakkiperver vekilleri isyanın sebebidir.İsyan bastırılmış, parti kapatılmıştır. Sonra yine Atatürk'ün bizzat emri ile Serbest fırka kurulmuştur araştırınız. Parti başkanı , parti teşkilatı içerisinde rejim karşıtı oluşumları farketmiş ve partiyi fesh etmiştir. Haklı çıkmış ve 1 hafta sonra Menemen olayı olmuş öğretmen Kubilay şehit edilmiştir bilginize. Bol keseden sallıyorsunuz, partileri kapatan M.Kemal değil, bugün olduğu gibi demokrasiyi ideolojilerini gerçekleştirmek için araç olarak gören zihniyettir. O zaman nasıl demokrasiye karşıysalar bugün vasıta olarak görüyorlar. Şimdi bana dinsizde dersiniz siz, eğer derseniz zaten sizden daha müslüman olduğumu teyit edersiniz.Gerçek bi müslüman karşıdakinin görüşlerini kabullenmeyince dinsiz diyen değildir...Nede olsa Kuran-ı Kerim gibi ulu bir kitabın arapçasını okumakla yetinenlerdensiniz, ha okumuş olsaydınız zatem dini gösterişlerle, halkın oylarını alan bi oluşum! un destekliyisi olmazdınız nokta

    YanıtlayınSil
  4. Meclisi elinde tutan kimdir ?
    Menemen olayının ayrıntılarını biliyor musun ?
    Terakkiverper vekiller dediklerin kim?
    İsyanı derken?
    Ellerinde neden gerçek mermi olmayışının asıl sebeplerini ?
    Olayı gerçekleştirenin aslında bir hoca değil, hoca taklidi yapan bir keş olduğunu biliyor musun?
    Kubilay olayının bir düzmece olma ihtimali ?
    Yazıda yazmışım hani sol ve sağın problemi ne oku bir daha.. sana lazım.
    Sanki birine dinsiz demişim gibi...
    Beni suçladığın konulara bak..
    Kuran'ın arapçasını okumakla yetinenleden olduğumu nereden bilebiliyorsun?
    Ya da hiç Kuran okudum mu bir sorsana ?
    İşte probleminiz bu!
    Olayları kendi kafanızın içinde başkalarının ne dediğine önem vermeden bağnazca çözümlüyorsunuz.
    Sonrada karşınızdakinin nasıl biri olduğuna bakmadan, direk yaftayı basıp, basma kalıp cümlelerle suçluyorsunuz.
    İşte probleminiz bu.
    bunları sadece bu sol eğilimli arkadaş için söylemiyorum, her kesim böyle.
    Tamam ideolojinizi savunun ama körü körüne bağnazca değil !

    YanıtlayınSil

Lütfen spam yapmaya çalışmayınız...

Yapıcı eleştirileriniz ve renk katan yorumlarınız için teşekkür ederim.